Türkçe'nin Başkentinde Spor PDF Yazdır e-Posta
Arif TUNÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 12 Ekim 2006 00:25

Spor faaliyetleri bütün dünyada sadece bedene sağlık, zihne kuvvet kazandırmak amacının çok ötesine geçmiştir. Günümüzde spor aracılığı ile ülkeler isimlerini duyurma, reklâmlarını yapma, kendi güçlerini hissettirme çapası içine girmişlerdir. Ülke insanı sporda kazanılan başarı ile mutlu olmaya, “Biz güçlüyüz” demeye başlamıştır. Dünya çapındaki her türlü spor faaliyetlerine katılabilmek güçlü olmanın sembolü olmuştur. Spor bir tanıtım aracı olmasaydı nereden bilirdi ülkem insanı; Uruguay’ı, Moldova’yı, Fildişi Sahilleri’ni…

 

Dünya devletleri arasında olduğu gibi ülkemizde de spor faaliyetleri, tanıtımın, gücün, il içindeki insanları mutlu veya mutsuz etmenin aracı olmuştur. Sivas Spor yazdıklarımın en büyük kanıtıdır. Biz bile bir Anadolulu olarak desteklemiyor muyuz Sivas Spor’u?

 

Bir ülke, ülke içindeki bir il veya ilçe için bu kadar önemli bir tanıtım aracı ve güç sembolü olan spor, ilimizde, Türkçenin Başkenti’nde ne durumda acaba?

 

Spor yapılabilecek alan ve yerler yönüyle değerlendirdiğimizde birçok illere göre iyi bir durumdayız. Stadyumumuz, kapalı spor salonlarımız, açık alanlarımız olimpik yüzme havuzumuz, halı sahalarımızla aslında zengin bir spor yapma alanımız var. Bu eserlerin yapılmasını sağlayanlara sonsuz teşekkürler. Bütün bu imkânlara karşın, başarılı sporcu yetiştirme, gençleri spor yaptırmaya özendirmede durumumuz nedir, sorusunun karşılığı maalesef olumsuz olmaktadır.

 

İlimizi, dışarıda temsil edecek bir futbol takımımız var mı? HAYIR

 

Basketbol, voleybol, hentbol takımları var mı? HAYIR

 

Amatör takımlarımız pırıl pırıl gençleri iyi imkânlarla spor yaptırabiliyor mu? HAYIR

 

Amatör takımlarımız arasında şampiyon olan takımı ilimiz iyi temsil etsin diye destekleyebiliyor muyuz? HAYIR

 

Şu zamana kadar ilimizde şampiyon olup bölgelerde bizi en iyi şekilde temsil etmiş bir takımız var mı? HAYIR

 

İlimizdeki spor adına cevapları “HAYIR” olacak o kadar çok soru var ki, sormaya sayfalar yetmez. Bu kadar “HAYIR”lar arasında, spor adına bir şeylerin hayırlı olması düşünülemez hiç şüphesiz?

 

Amatör takımlarımızın haline bakıldığında ne kadar hazin bir tablo ile karşılaşılmaktadır. Pırıl pırıl gençlerimiz önceden olduğu gibi şimdi de rezil bir şekilde sadece zevk aldığı için, arkadaş çevresini genişletmek amacıyla maçlara gidiyor. Antrenmanlara katılıyor. Çebice harçlık bile katan yok şuna bir şeyler alırsın diye. Kar kış, yağmur çamur demeden futbol oynamaya çalışıyor. Ne elinden tutan birileri var. Ne de gelecekte futboldan para kazanacağına inancı var.

 

Kar kış demeden amatör maçları yöneten hakemlerimize baktığımızda onların hali futbol oynayanlardan da kötü. Yeni hakemler yetiştiremediğimiz için genç ve iyi niyetli hakemlerimiz, yönettikleri maçlarda verilin paranın öyle çok bir değeri olmamasına karşın yöneticilerinin hatırı, birilerinin zorlaması, az da olsa aile bütçemize bir katkı olur düşüncesi ile maçlara çıkmaktadır. Bütün bu fedakârlıklarına karşılık aldıkları ne? Birçok maç sonunda iyi bir dayak yemek, seyirciyim diye sözde maç izlemeye gelmiş fakat küfürden başka bir şey bilmeyen birilerini rahatlatmak.

 

Spor alanında başarılı olan okul takımlarının ya da ferdi olarak başarılı olmuş okullarımızın da hali perişan. Okullar arası maçlar sonucunda şampiyon olan takımlar ya da başarılı olan sporcular, il dışında Karaman’ı temsil edebilmek için kendi bütçeleri yetmediği ve mili eğitimde de böyle yerlere ayrılan bütçe olmadığı için okul yöneticileri oradan buradan tabiri caizse para dilenerek, tanıdıkları aracılığı ile konaklama yerleri ayarlayarak ilimizi spor alanında temsil etmeye çalışıyor. Bu durumdan bıkan okul yöneticileri beden eğitimi öğretmenine “aman şampiyon filan olayım demeyin ha!” hatırlatmasında bulunuyor. Hâlbuki diğer illerde okuldan yetişen kaliteli sporcular sporda başarının bel kemiğini oluşturuyor. Başarılı öğrenci sporcular belli burslarla ödüllendiriliyor. Sporda o ilin geleceğinin teminatı oluyorlar. İllerinin adlarını birçok yerde başarıyla temsil ediyorlar.

 

Dilimizin başkentinde tanıtımın, gücün, eğlencenin, mutluğun temsilcisi spor adına, hiç vakit kaybedilmeden bir şeyler yapmanın vakti geldi de geçti bile.

 

Spor adına çizdiğimiz tablonun içerisinde ilimiz adına hoş şeyler yok. Hep acınası durumlarla dolu bir tablo var karşımızda. Bu kadar acılar arasında en acı olanı ise; ilimizin 30–35 yıllık spor geçmişinde hep var olmuş ama bulundukları yerlerde, sorumluluklarını yerine getirmemiş kişilerin “Bu Karaman’dan bir şey olmaz.” demeleri en büyük acı olsa gerek.

Geridönüş(0)
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
Son Güncelleme: Perşembe, 04 Kasım 2010 09:48
 

Bu Makale Arif TUNÇ Tarafindan Perşembe, 08 Temmuz 2010 Tarihinde Yazildi.

Yazarin Diger Yazilari icin Tiklayin