|
Her bulunduğu ortama ayak uyduran, her çeşit renge bürünebilen yine çok kişilikli insanlarla muhatap olduk sevgili dostlarım!
Telefon erkeği mi dersiniz? Klavye erkeğimi bilmiyorum ama ben onlara erkek değil de, ürkek demeyi yeğliyorum!
Merhum dedem bir sözünde;
“Sen benim aynamdan kendini görüyorsun,
Kıçını temizle boş yere ürüyorsun” derdi…
Ne kadar kaba olsa da güzel bir söz değil mi? Hakkımızda atıp tutanlar şu sözden kendilerine ciddi anlamda pay çıkarsınlar…
Kişinin kendisini övmesi terbiyesizliktir. Lakin beni tanıdığını sanan fakat tanıyamayan bir cibilliyetsize kendimi tanıtayım…
Hayatım boyunca benliği değil, bizliği tercih etmiş bir insanım. Tecrübe kazanmak için birçok kez kazık yemiş bir insanım. Bana kurşun atana, gül vermiş bir insanım… Sen beni tanıyamazsın, sen benimle tartışamazsın çapında, çehrende benimle tanışmaya ve tartışmaya yetmez…
Ağlamamışsa eğer bendeki gözler,
Yıkamamıştır beni zemheri sözler.
Gün gelse yere vursa yaşlanmış dizler,
Ya mermi sıkmıştır senin ellerin,
Ya yıkmıştır afetlerin sellerin…
Bu yazımdan lütfen siz değerli okuyucularım alınmayın! Bu yazı başlığında da belirttiğim gibi Bukalemunlara ithafen yazılmıştır!..
Şimdi soracaksınız “seni bukalemunlar okumuyor mu acaba diye?” Bukalemunlar benim yazımı kesinlikle okuyacaklardır. Okumayacağını bilsem zaten bu denli emek verip mesaj yollamaya çalışmam.
Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur…
Geridönüş(0)
 |
ama olsun...
orman yanginindan can hıras kacisan hayvanlar sirtindaki bir damla suyla yangina dogru giden karincayi gorunce sormuslar.
-ne yapiorsun bu kadarcik suyla yangini mi sondurecegini saniorsun demisler...
karincanin cevabi hayli ilginctir.
-olsun. ben gayretimi gostereyimde gerisi Allah'in takdiridir demis.
Biz soyleyelimde gerisi bu yaziyi okuyup okumamis gibi davranabileceklere (bukalemunlara) kalsin